Dolar : Alış : 5.8276 / Satış : 5.8381
Euro : Alış : 6.3974 / Satış : 6.4089
Ünye Doğa Okulları
HAVA DURUMU
hava durumu

unye18°CSağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 25 Kategoride 669 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İNGİLİZCE TAKINTISI

27 Mart 2017 - 2.839 kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»İNGİLİZCE TAKINTISI
İNGİLİZCE TAKINTISI
Doç. Dr. Ercan Nurcan YILMAZ
Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi
Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü

 

 

 

Ulu önderimiz manda ve himaye kabul edilemez demiş ve noktayı koymuştur. Türk milleti hür bir millettir. Herhangi bir devletin müstemlekesi değildir.

Ancak; yukarıda söylediklerimiz bir yana işin birde değişmeyen gerçek yüzü var. Müstemleke değiliz ama sanki öyle gibi davranıyoruz. Son zamanlarda bir direniş görmekteyim ama yeterli mi?

Bir gün önce ulusal bir televizyon kanalımızın ana haber bültenini izliyordum ki, yine tüm huzurum kaçtı. Zaten referandum yüzünden daha kötüsü olamaz derken daha kötüsünü gördüm. Haberimiz şuydu. İngilizce öğrenimi için en uygun yaş 3 yaş öncesi imiş. Bebekleri almışlar bilmem ne kreşine, oynarken İngilizce öğretiyorlarmış. Çocuklara İngilizce renkleri soruyorlar çocuk cevap veriyor. Altında Ultra priması ile. Öğretmen Türk, çocuk bir Türk çocuğu ve konuşulan dil İngilizce. Çocuk Türkçe 50 kelime biliyor İngilizce 100. Bunu da İngiliz gibi düşünme yeteneği kazansın diye yapıyorlarmış.

Ünye ağzı ile biraz zenginleştirerek bir cümle kurayım. Bu kafatası beyinlerine föltek gelen andırgalasıcalara daha kaç kere söyleyeceğiz bilemedim. Bu ne saçmalık be kardeşim. Ne yapıyorsunuz? Artık sömürgeler bile vazgeçti bu sevdadan. Hindistan hariç dünyada böyle bir devlet kalmadı çocuklarına ana dilinden önce yabancı dil öğreten.

Yıl 2005 te İspanyada bir süre bulundum. İngilizce sorduğunuz sorulara otelde falan değilseniz kolay kolay cevap vermiyorlar. Bir gün bir tercüman vasıtası ile bir hoca ile konuşurken konuştuğumuz hocanın İngilizce bildiğini fark ettik. Neden konuşmuyorsunuz da tercüman kullanıyorsunuz dediğimizde, ben neden İngiliz’in dilini kullanayım diye sordu. Ben sömürge değilim ki. Tercüman işini yapacak parasını kazanacak. Ama dedik yayınlarınızı falan nasıl yapıyorsunuz. Onu da tercüme büroları var oralara veriyoruz çeviriyorlar. Buda onların işi. Ama siz İngilizce biliyorsunuz dediğimizde ise “Olabilir. Ben İngiltere’de eğitim aldım. Orada ilim yaparken dilde öğrendim. Altı ayda öğrendim. Ama şu an İspanyadayım.”

Bu faşizan bir yaklaşım gibi gelebilir. Ama işin özü adamlar haklı. Bir millete dilini unuttur ayrı bir millet çıkar karşına. Bunu geçmişte yaşamış bir milletiz ve hala ders almıyoruz. Bir yabancı hayranlığı var bizde sormayın. Malumunuz üzere Osmanlı eyalet benzeri bir yapı ile yönetilmekte idi. Eyaletler dış konularda sultana bağlı ve hutbeler sultan adına okutulurken, içeride merkeze aykırı olmamak kaidesi ile yönetimin diline, dinine, geldisine, gittisine karışılmazdı. Sistem vergi üzerine kurulu idi. Vergiler doğru ödeniyorsa sıkıntı yoktu. Fars eyaleti de bunlardan biriydi. Özellikle 14-15 yüzyıllarda Fars edebiyatı inanılmaz gelişmişti. Âlimler Farsça konuşur, Farsça yazardı. Birde İslam’ın etkisi ile Bol bol Arapça kelimelerle sistem yürütülmeye çalışılırdı. Sonuçta Fars dili Merkezde bile etkisini göstermeye başlamış ve Osmanlıca diye halkın anlamadığı dil türetilmişti. Bu karmaşada halk ileri gelenlerinde baskısı ile bu dili öğrenmeye mecbur kılınıyordu. Peki, ne oldu. Halk öğrenebildi mi bu çok gelişmiş dili! Bırakın öğrenmeyi kendisininkini unuttu. Bir kısım yerlerde Türkçe iyice yozlaştı ve Kürtçe denilen ve bu gün bile 34 çeşidi olan bir dil türedi. Bu gün en büyük problemimiz doğdu. İnsanlar kendini başka bir millet gibi hissetmeye başladı. Hâlbuki oradaki insanların şeceresine bakıyorsun ya Arap, ya Fars ya Türk. Çok azınlık bir grupta nereden geldiği belli değil. Aynı şekilde 93 harbi ile anavatana gelen insanlar sırf Gürcüce konuştuğu için Gürcüleşmiştir. Çünkü Osmanlının en güzel sancaklarından olan Batum sancağının yönetimi Gürcü asıllılara verildiği için içeride insanlar Gürcüceye alışmıştır. Soruyorsun nesin diye? Acariyim diyor ama arkasından Gürcüyüm diyor. Soy ismi Öztürk ama Gürcüyüm diyor. Aynı şekilde soy ismi Türk ama Kürdüm diyor. Buna Altay, Tatar, Turan, Aral, Türkoğlu, Karakeçili gibi onlarca soy ismi eklemiyorum bile.

Dil her şeydir. Diline sahip çıkmalı insan. Başka birinin dilini bebek yaşlarda öğretmek o dile ihanet etmektir bence.

Bir Üniversitede Türk dilinden, Tarihten, Alman dili edebiyatından, Arap dili edebiyatından vb. bile hoca olacaksanız İngilizceden 65 almanız gerekiyor. Bu nasıl bir anlayış? Bırakalım bu yanlış sevdaları artık. Eğitimden İngilizce saçmalığını kökten silelim. İlla öğrenmek isteyen sonrasında da gayet güzel öğrenir. Gider yurt dışına yapar pratiğini gelir. 6 ay. Bunun için zeki olmaya da gerek yok. Sonuçta İngiltere’deki tüm zihinsel engellilerde İngilizce konuşuyor. Dil zaten böyle öğrenilmez. Fırsat var şu anda.

Özümüze dönelim. Bir olalım. Diri olalım.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika